Aşkın Vücudumuza Olan İnanılmaz Etkileri

İnsanoğlu varoluşundan bu yana hep farklı farklı şeylere ihtiyaç duymuştur. Barınma, beslenme, korunma gibi fizyolojik ihtiyaçların yanı sıra bazı duygulara da aç kalmış ve bu açlığını dindirmenin yollarını aramıştır. Açlık duyduğu bu duyguları sevmek, sevilmek, sahiplenmek, saygın olmak ve benzeri şekilde dallandırıp budaklandırabiliriz. Fakat bunların içinde öylesi var ki insanı mutluluktan havalara uçurmakta da kırgınlıktan paramparça etmekte de üstüne yoktur. İşte size aşk.

Görünürde hepimiz aşık olmak isteriz. Aşkın insanın içinde uyandırdığı o heyecanı hissetmek, midemizin bir köşesinde saklanan kelebekleri tekrardan canlandıracak kişiyi bulmak için can atarız. Fakat insanlar duygularımıza karşılık verdiği zaman, garip bir şekilde, yapılması en zor şeylerden biri de bu duygusal geri dönüşü o insanların aleyhine kullanmamak olur. Bir süre sonra, bize aşklarını sunan kişilerin birçok açıdan yetersiz, korkak, kusurlu ve hatta yardıma muhtaç olduğunu düşünmemek oldukça zor gelir.

Aşk karşılıksızken hissedilmesi daha kolay bir duygudur. Bu esnada endişelendiğimiz tek konu ise karşımızdakinin bize karşı bir şey hissetmiyor olma ihtimalidir. Fakat bir insan bize duygularını açtığı anda kafamızda hiçbir şüphe kalmaz. Bizi sevdikleri açıkça ortadadır ve bu şüphesizlikte bizi rahatsız eden bir şeyler olur. Bu durum bize kendimizi biraz kötü hissettirir. Bu rahatsızlığın ne kaynağına dair bir bilgimiz vardır ne de çözümüne dair bir umudumuz. Onlar artık sandığımız o hayran olunası insanlar değillerdir. Uzaktan ritmi hoş gelen kalp bir süre sonra omuzlarımıza yüklenmiş, taşınması ağır bir yük olmuştur. Ama konunun aslında ne karşımızdaki insanla ne de onlarla yaşadığımız ilişkilerle bir alakası vardır. Biz çok başka bir boyutta oldukça büyük yalanlar söyleriz: Kendimizle olan ilişkimizde.

Sevebilmek için sevilebilecek biri olmak

Birinin bizi sevebileceği fikri tam anlamıyla kafamıza yatmadığı sürece aşkı hem kendimize hem de bize duygularını açan insanlara zehir ederiz. Bize olan düşkünlükleri güvenilmez ve akıl almaz görünebilir. Hatta dokunuşları bile itici gelebilir çünkü bunlar bizim alışkın olduğumuz şeyler değildir. Ve bunu kendi beyin dilimize tercüme edersek eğer, asıl sorunun kendimizi bu aşka layık görmeyişimiz olduğunu anlarız. Zamanımızı bize aşina olduğumuz acıları yaşatacak kişileri aramakla harcarız. Çünkü göreceğimiz duygusal işkence bizi sevilmeye layık olmadığımız konusunda haklı çıkaracaktır. Bize sunulan aşkı değil de acıyı tercih etmemiz de karşımızdaki insanı hayal kırıklığına uğratır haliyle. Belki de böyle kırıcı ve tiksinç davranmamız onların gözünü açar. Bizim aslında olduğumuzu sandıkları kişi olmadığımızı fark ederler. O kadar da hayran olunası bir insan olmadığımızı görürler. Ve böylece her ne kadar acı çeke çeke de olsa psikolojik açıdan rahatlamış ve kurtulmuş bir ruh haliyle bizi terk eder. Hadi ama bir kişi bizim gibi kötü biri hakkında nasıl bu kadar olumlu düşünebilecek derecede mükemmel olabilir ki?aşkın vücuda etkileri nelerdir

Ama aslında kendimize başka seçeneklerin var olduğu ihtimalini göz önünde bulundurmak için izin vermeliyiz. Özgüvensizliğimizi ve sevilmeye değer olmadığımız düşüncesini bir kenara bırakmalı ve yalnızca bize gösterilen aşka odaklanmalıyız. Belki de gördüğümüz bu ilgi bize aşık olan insanların yetersiz, korkak, kusurlu ve hatta yardıma muhtaç olduklarının belirtisi değildir. Tam tersi bizde anlamlı ve ne yazık ki bizim henüz göremediğimiz bazı şeyler gördüklerinin kanıtıdır. Bir gülümseme, bir bakış hatta bir kusur… Bunların her biri bizi sevilebilir kılan detaylarımız olabilir.

Gördüğümüz bu ilgide büyük umutlar vardır. Bize aşık insanlardan, kendimize karşı hissettiğimiz öfkeye ya da bizi zarara sokan dürtülerimizden aldığımız güvene oranla çok daha fazlasını alabiliriz örneğin. Bununla birlikte onların aşkları ve hassasiyetleri bizi uyandırabilir. Bizi sevmelerinin sebebinin kendi kuruntuları veya zayıflıkları değil de geçmiş hikayelerimizin körelttiği fakat doğamızda bulunan sevilebilme kabiliyetimiz olduğu kanısına varabiliriz.

Aşk, katlanılacak değil tadı çıkarılacak bir tecrübe

Aşk oldukça güçlü bir duygudur ve her insan içinde bir yerlerde bu duygunun eksikliğini buram buram hisseder. Avuçları sevgi dolu, bize doğru koşan insanlardan kaçmak ya da tiksinmek ve hatta onları küçümsemek yerine ilk önce kendimizle olan ilişkimizdeki duvarları yıkmak için çaba göstermeliyiz. Bize aşık insanlar aşka kolayca düşebilecek kadar güçsüz olduklarından değil bizde sevecek bir şeyler bulduklarından bizi tercih ederler. Bu nedenle aşkın itici gücüne karşı gelmeli ve maruz kaldığı aşkın tadını çıkarmalı insan.

rekalm alanı eklenti ad ınserter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. aşkın vücuda etkileri Aşkın Vücudumuza Olan İnanılmaz Etkileri için yorumda bulun

    Aşkın Vücudumuza Olan İnanılmaz Etkileri için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak Aşkın Vücudumuza Olan İnanılmaz Etkileri için ilk yorumu yapabilirsin.